Bakan Bolat OECD 'Kritik Mineraller Forumu'nda konuştu
Bakan Bolat OECD 'Kritik Mineraller Forumu'nda konuştu
Bakan Bolat OECD 'Kritik Mineraller Forumu'nda konuştu
Haber Giriş Tarihi: 28.04.2026 15:01
Haber Güncellenme Tarihi: 28.04.2026 15:01
Kaynak:
DHA
Gülseren KARAPINAR-Emir BENLİOĞLU/İSTANBUL,(DHA)- TİCARET Bakanı Ömer Bolat, OECD Yükselen Pazarlar Forumu açılışında düzenlenen 'Kritik Mineraller' forumuna katıldı. Burada bir konuşma yapan Bolat, "Türkiye'nin küresel yönetişimi ve ekonomik dayanıklılığı, kritik mineraller alanı da dahil olmak üzere ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü vurgulamak isterim. Aslında, hiçbir ülke kritik mineraller konusundaki küresel karşılıklı bağımlılıktan kaynaklanan zorlukları tek başına ele alamaz. Daha güçlü bir uluslararası işbirliğine ihtiyacımız var" dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 'Ortaklıklarla Yatırım ve Büyüme Potansiyelini Açığa Çıkarmak' konulu OECD Kritik Mineraller Forumu’na Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı. Forum açık ve iyi işleyen piyasaların desteklenmesi, üretici ülkelerle ortaklıkların güçlendirilmesi, tedarik zinciri dayanıklılığının arttırılması ve mineral arzıyla, işleme seçeneklerini çeşitlendirmek için kamu ve özel sektör finansmanın harekete geçirilmesi konularını masaya yatırmak amacıyla düzenlendi. Foruma Bakan Bolat’ın yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, OECD Türkiye Daimi Temsilcisi: Büyükelçi Kerem Alkin, Fas Krallığı Enerji Dönüşümü ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Leila Benali, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan ile politikacılar, sektör temsilcileri ve uluslararası ortaklar katıldı.
'KRİTİK MİNERALLER ELZEM HALE GELMİŞTİR'
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İkiz dönüşüm süreci küresel ekonomide merkezi bir konum kazandıkça, kritik mineraller yüzyılımızı şekillendiren temel dönüşümler için elzem hale gelmiştir. Piller, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrik şebekeleri gibi temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmezdirler. Buna ek olarak yarı iletkenlerden akıllı telefonlara, veri merkezlerinden yapay zeka sistemlerine ve gelişmiş telekomünikasyon altyapısına kadar dijitalleşme için de aynı derecede hayati öneme sahiptirler. Son 10 yılda, temel kritik minerallere olan talep önemli ölçüde artmıştır. Lityum talebi neredeyse 4 katına çıkarken, nadir toprak elementleri ve kobalt talebi kabaca 2 katına çıkmıştır. Diğer minerallerde de benzer talep artışları görüyoruz. Daha da önemlisi, mobilitenin elektrifikasyonu, hızla artan yenilenebilir enerji altyapısı ve gelişmiş elektronik yapay zeka tarafından yönlendirilen bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da devam etmesi beklenmektedir. Bu nedenle, karbonsuzlaşmaya, dijitalleşmeye ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendirmeye çalışan günümüz dünyasında, kritik mineraller endüstriyel rekabet gücü, ulusal güvenlik ve ekonomik dayanıklılık için giderek artan stratejik bir önem kazanmıştır" dedi.
'ARZ YÖNETİMİ DÖRT TEMELE DAYANMALI'
Bakan Bolat, "Küresel ekonomide adil bir ikiz dönüşüm ve ortak refah sağlamak adına dengeli ve hakkaniyetli bir uluslararası düzenin şekillendirilmesi için, kritik mineral arz yönetiminin dört temele dayanması gerektiğine inanıyoruz. Birincisi, çeşitlendirme yoluyla dayanıklılığa ihtiyacımız var. Üretimin, teknolojilerin, taşıma koridorlarının ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, küresel karşılıklı bağımlılığı daha istikrarlı hale getirmenin temel araçlarıdır. Bu anlamda, yeni bloklar, yeni engeller veya yeni sıfır toplamlı çatışmalar yaratmadan aşırı yoğunlaşmayı azaltmalıyız. İkincisi, adil ve öngörülebilir ticarete ihtiyacımız var. Üçüncüsü, mineral zengini gelişmekte olan ülkeler kaynaklarından daha fazla değer elde etmelidir. Sanayi devriminin erken evrelerinde, doğal kaynaklar açısından zengin olan ülkeler endüstriyel kapasite açısından fakir kalmıştır. Bu kalıp, kritik mineraller çağında tekrarlanmamalıdır. ‘Adil’ bir geçiş için, üretici ülkelerin işleme, enerjiye erişim, lojistik, dijital altyapı, işgücü becerileri, araştırma kapasitesi ve yerel endüstriyel gelişim konularında yatırımlara ihtiyacı vardır. Son olarak, kritik mineral arzında maden çıkarmanın ötesini düşünmeliyiz. Geri dönüşüm, yeniden kullanım, ikame, malzeme verimliliği ile pil kimyası ve endüstriyel tasarımdaki inovasyonlar arz yönetişimimizin bir parçası olmalıdır. Ciddi bir mineral stratejisi sadece yeni madenler açmakla ilgili değil, aynı zamanda döngüsel ekonomiler ve daha akıllı teknolojiler inşa etmekle de ilgilidir" dedi.
'DAHA GÜÇLÜ BİR ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR'
Bakan Bolat, "Türkiye'nin küresel yönetişimi ve ekonomik dayanıklılığı, kritik mineraller alanı da dahil olmak üzere ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü vurgulamak isterim. Aslında, hiçbir ülke kritik mineraller konusundaki küresel karşılıklı bağımlılıktan kaynaklanan zorlukları tek başına ele alamaz. Daha güçlü bir uluslararası işbirliğine ihtiyacımız var. Şeffaf piyasa bilgileri, riskleri önceden tespit edecek erken uyarı sistemleri, birlikte çalışılabilir standartlar, daha güçlü teknolojik ortaklıklar, daha iyi finansman araçları ve yatırımları riskten arındıracak güvenilir mekanizmalar için çalışmalıyız. Bu durum; hükümetler, sanayi, bölgesel kalkınma kurumları ve finans sektörü arasında daha güçlü bir diyalog ve güven gerektirmektedir. Bu nedenle, OECD Kritik Mineraller Forumu'nun bu toplantısı tam zamanında gerçekleşmektedir. Önümüzdeki 2 gün boyunca kritik mineraller; ticaret, yatırım, sürdürülebilirlik ve sorumlu tedarik zincirleri dahil olmak üzere her açıdan tartışılacaktır. Forumun teşhisten daha fazlasını hedefleyeceğine ve tüm bu konularda pratik rehberlik oluşturulmasına yardımcı olacağına eminim" diye konuştu. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bakan Bolat OECD 'Kritik Mineraller Forumu'nda konuştu
Bakan Bolat OECD 'Kritik Mineraller Forumu'nda konuştu
Gülseren KARAPINAR-Emir BENLİOĞLU/İSTANBUL,(DHA)- TİCARET Bakanı Ömer Bolat, OECD Yükselen Pazarlar Forumu açılışında düzenlenen 'Kritik Mineraller' forumuna katıldı. Burada bir konuşma yapan Bolat, "Türkiye'nin küresel yönetişimi ve ekonomik dayanıklılığı, kritik mineraller alanı da dahil olmak üzere ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü vurgulamak isterim. Aslında, hiçbir ülke kritik mineraller konusundaki küresel karşılıklı bağımlılıktan kaynaklanan zorlukları tek başına ele alamaz. Daha güçlü bir uluslararası işbirliğine ihtiyacımız var" dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 'Ortaklıklarla Yatırım ve Büyüme Potansiyelini Açığa Çıkarmak' konulu OECD Kritik Mineraller Forumu’na Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı. Forum açık ve iyi işleyen piyasaların desteklenmesi, üretici ülkelerle ortaklıkların güçlendirilmesi, tedarik zinciri dayanıklılığının arttırılması ve mineral arzıyla, işleme seçeneklerini çeşitlendirmek için kamu ve özel sektör finansmanın harekete geçirilmesi konularını masaya yatırmak amacıyla düzenlendi. Foruma Bakan Bolat’ın yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, OECD Türkiye Daimi Temsilcisi: Büyükelçi Kerem Alkin, Fas Krallığı Enerji Dönüşümü ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Leila Benali, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan ile politikacılar, sektör temsilcileri ve uluslararası ortaklar katıldı.
'KRİTİK MİNERALLER ELZEM HALE GELMİŞTİR'
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İkiz dönüşüm süreci küresel ekonomide merkezi bir konum kazandıkça, kritik mineraller yüzyılımızı şekillendiren temel dönüşümler için elzem hale gelmiştir. Piller, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrik şebekeleri gibi temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmezdirler. Buna ek olarak yarı iletkenlerden akıllı telefonlara, veri merkezlerinden yapay zeka sistemlerine ve gelişmiş telekomünikasyon altyapısına kadar dijitalleşme için de aynı derecede hayati öneme sahiptirler. Son 10 yılda, temel kritik minerallere olan talep önemli ölçüde artmıştır. Lityum talebi neredeyse 4 katına çıkarken, nadir toprak elementleri ve kobalt talebi kabaca 2 katına çıkmıştır. Diğer minerallerde de benzer talep artışları görüyoruz. Daha da önemlisi, mobilitenin elektrifikasyonu, hızla artan yenilenebilir enerji altyapısı ve gelişmiş elektronik yapay zeka tarafından yönlendirilen bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da devam etmesi beklenmektedir. Bu nedenle, karbonsuzlaşmaya, dijitalleşmeye ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendirmeye çalışan günümüz dünyasında, kritik mineraller endüstriyel rekabet gücü, ulusal güvenlik ve ekonomik dayanıklılık için giderek artan stratejik bir önem kazanmıştır" dedi.
'ARZ YÖNETİMİ DÖRT TEMELE DAYANMALI'
Bakan Bolat, "Küresel ekonomide adil bir ikiz dönüşüm ve ortak refah sağlamak adına dengeli ve hakkaniyetli bir uluslararası düzenin şekillendirilmesi için, kritik mineral arz yönetiminin dört temele dayanması gerektiğine inanıyoruz. Birincisi, çeşitlendirme yoluyla dayanıklılığa ihtiyacımız var. Üretimin, teknolojilerin, taşıma koridorlarının ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, küresel karşılıklı bağımlılığı daha istikrarlı hale getirmenin temel araçlarıdır. Bu anlamda, yeni bloklar, yeni engeller veya yeni sıfır toplamlı çatışmalar yaratmadan aşırı yoğunlaşmayı azaltmalıyız. İkincisi, adil ve öngörülebilir ticarete ihtiyacımız var. Üçüncüsü, mineral zengini gelişmekte olan ülkeler kaynaklarından daha fazla değer elde etmelidir. Sanayi devriminin erken evrelerinde, doğal kaynaklar açısından zengin olan ülkeler endüstriyel kapasite açısından fakir kalmıştır. Bu kalıp, kritik mineraller çağında tekrarlanmamalıdır. ‘Adil’ bir geçiş için, üretici ülkelerin işleme, enerjiye erişim, lojistik, dijital altyapı, işgücü becerileri, araştırma kapasitesi ve yerel endüstriyel gelişim konularında yatırımlara ihtiyacı vardır. Son olarak, kritik mineral arzında maden çıkarmanın ötesini düşünmeliyiz. Geri dönüşüm, yeniden kullanım, ikame, malzeme verimliliği ile pil kimyası ve endüstriyel tasarımdaki inovasyonlar arz yönetişimimizin bir parçası olmalıdır. Ciddi bir mineral stratejisi sadece yeni madenler açmakla ilgili değil, aynı zamanda döngüsel ekonomiler ve daha akıllı teknolojiler inşa etmekle de ilgilidir" dedi.
'DAHA GÜÇLÜ BİR ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR'
Bakan Bolat, "Türkiye'nin küresel yönetişimi ve ekonomik dayanıklılığı, kritik mineraller alanı da dahil olmak üzere ortak bir sorumluluk olarak gördüğünü vurgulamak isterim. Aslında, hiçbir ülke kritik mineraller konusundaki küresel karşılıklı bağımlılıktan kaynaklanan zorlukları tek başına ele alamaz. Daha güçlü bir uluslararası işbirliğine ihtiyacımız var. Şeffaf piyasa bilgileri, riskleri önceden tespit edecek erken uyarı sistemleri, birlikte çalışılabilir standartlar, daha güçlü teknolojik ortaklıklar, daha iyi finansman araçları ve yatırımları riskten arındıracak güvenilir mekanizmalar için çalışmalıyız. Bu durum; hükümetler, sanayi, bölgesel kalkınma kurumları ve finans sektörü arasında daha güçlü bir diyalog ve güven gerektirmektedir. Bu nedenle, OECD Kritik Mineraller Forumu'nun bu toplantısı tam zamanında gerçekleşmektedir. Önümüzdeki 2 gün boyunca kritik mineraller; ticaret, yatırım, sürdürülebilirlik ve sorumlu tedarik zincirleri dahil olmak üzere her açıdan tartışılacaktır. Forumun teşhisten daha fazlasını hedefleyeceğine ve tüm bu konularda pratik rehberlik oluşturulmasına yardımcı olacağına eminim" diye konuştu. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler