
‘DÜNYADA GÜÇ DENGELERİNİN YER DEĞİŞTİRDİĞİ SÜRECE GİRDİK’
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Sivil Toplum Buluşması’nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi bünyesinde gerçekleştirilen ‘Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği’ toplantısına katıldı. Toplantıda Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ve vakıf üyeler de yer aldı. Toplantıda konuşan Kurtulmuş, Dünyada yaşanan gelişmelerin, herkesi etkilediğini belirterek, “İsterseniz kapılarınızı, pencerelerinizi kapatın. Ülkeyi tamamıyla içe kapatın. Ne yaparsanız yapın dünyada şu anda yaşamış olduğumuz gelişmeler herkesi, bütün toplulukları, bütün toplumları yakından ilgilendiriyor. Bir kere öncelikli olarak dünyada muazzam bir güç dengelerinin yer değiştirdiği sürece girdik. Ne zaman bitecek, hangi güçler öne çıkacak, ne şekilde olacak, bununla ilgili öngörülerde bulunabiliyoruz. Bu sürecin ne kadar devam edeceğini henüz kestiremiyoruz ama önümüzdeki dönem o bildiğimiz klasik iki kutuplu dünya sisteminden sonra ortaya çıktığı söylenen tek kutuplu dünya sisteminin de geçerli olmadığı ve muhtemelen ne olursa olsun bundan sonra mutlaka çok kutupluluğun, çok yönlülüğün, çok merkezliliğin hakim olacağı bir dünya sistemine doğru evriliyoruz. Dolayısıyla bizatihi bunun bile başlı başına getirdiği birçok yenilik olacak, birçok zorluk olacak, birçok mücadele olacak. Zaten son zamanlarda bu çok merkezliliğin getirdiği bir doğal sonuç olarak mesela Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimin en temel nedenlerinden biri budur. Yani sadece Trump yönetiminin ya da Amerika'nın Avrupa'yı adam yerine koymuyor olması değildir mesele. Mesele, oradaki güç dengeleri arasında özellikle Kırım'ın ilhakıyla, Ruslar tarafından ilhakıyla birlikte başlayan süreçte yeni bir güç dengesi ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği kendisini koruyacak, kendi etrafını, çevresini, hinterlatını koruyabilecek bir güce sahip olmadığını ortaya koymuştur. Yine aynı şekilde çoğu ülke Avrupa ülkesinin de üyesi olduğu NATO'nun bu çerçevede Ukrayna'yı korumaktan aciz olduğu da açık ayan beyan şekilde ortaya çıkmıştır” dedi.
‘BÖYLE BİR DÜNYA SİSTEMİ YÜRÜMEZ’
Birleşmiş Milletler'in New York'taki bir kafeden farkı kalmadığını söyleyen Kurtulmuş, “Fonksiyon itibariyle söylüyorum. Herhangi bir şeyi önleyemez, herhangi bir konuda çözüm üretemez noktaya gelmiştir. Hem yapısı öyle yani güvenlik konseyi dolayısıyla orada hakim olan işte dünya 5'ten büyüktür diyoruz ya bunun için söylüyoruz. Orada hakim olan ülkeler ne istiyorlarsa o oluyor. Neyi istemiyorlarsa o olmuyor. Bütün dünya bir araya gelse onlardan birisinin istemediği olmuyor. Böyle bir dünya sistemi yürümez. Onun doğal sonucu olarak işte Ukrayna'daki savaş bitirilemiyor, Gazze'de devam eden soykırım önlenemiyor, birçok ülkedeki bu iç çatışmalar ya da dışarıdan müdahaleler bir şekilde önlenemiyor” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE GÜVENİLİR BİR ORTAK OLARAK GÖRÜLMEKTEDİR’
Türkiye’nin gücüne itibar edilen bir ülke olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye bu gelişmeler çerçevesinde dünyanın birçok yerinde farklı ülkelerin, Körfez ülkeleri, Avrupa ülkeleri, özellikle Doğu Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok yerde Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır. Birçok yerde ben uluslararası toplantılarda şu mevkidaşlarımdan şu sözlere şahit oluyorum; ‘Artık büyük kuruluşlar işte NATO gibi, Avrupa gibi kuruluşlar bunlar fonksiyon icra etmiyor. Bizim büyük bir güvenlik ihtiyacımız var. Bu güvenlik ihtiyacı bakımından da güvenilir ortaklara ihtiyacımız var.’ Türkiye'de güvenilir bir ortak olarak görülmektedir. Özellikle siyasi istikrarımız, Türkiye'nin önümüzdeki dönem önlenemeyen yükselişinin başlangıcıdır. Şimdi onun başındayız. İnşallah bu istikrarımızı sürdüreceğiz. Bu istikrarımız devam edecek diye ümit ediyorum ve Türkiye bu çerçevede yeni ittifaklar oluşturarak, önümüzdeki dönemi güçlü bir şekilde sürdüreceğiz. Bundan sonraki ittifak kurabilme kabiliyetine sahip ülkelerden birisi de Türkiye'dir. Yeni ittifaklar, bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilme kabiliyetine sahip bir ülkedir” şeklinde konuştu.
‘TEÖRÖSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNDE BÜYÜK MESAFE ALINMIŞTIR’
Türkiye'nin ilk yüzyılının en önemli sorununun terör meselesi olduğunu belirten TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye'nin de 50 yılını alan terör meselesi iç kaleyi tahkim etmek bakımından başımızı ağrıtan en önemli sorundu. On binlerce insanımızı şehit verdik. Türkiye en az bugüne kadar güncellenirse 2.3 trilyon dolarlık büyük bir ekonomik kayba uğradı. Türkiye'nin yılları gitti. Türkiye içeride kendi güvenini kaybetti, özgüvenini kaybetti. Bırakın dağları mezraları Türkiye'nin şehirlerinde rahat dolaşılamaz bir hale geldi. Bugünleri hatırlayın. O günleri hatırlayın. Çok şükür şimdi Türkiye siyasi aklının, millet aklının, devlet aklı demiyorum sadece devlet, milletin arzusu bir şekilde devletin kurumları tarafından da benimsenmiş ve Terörsüz Türkiye hedefi ortaya konulmuştur. Büyük mesafe alınmıştır” dedi.
‘BU İŞİ HEP BİRLİKTE BİTİRECEĞİZ’
Terörü hep birlikte bitireceklerini söyleyen Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Şimdi bunun gereğinin yerine getirilmesi öncelikle burada kritik eşik olarak gördüğümüz terör örgütünün silahlarının tasfiye edilmesi ve tamamıyla silahları bırakmasıyla birlikte, bununla beraber yasal düzenlemelerin TBMM’de yapılmasıyla ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde bu işi artık tarihin raflarına göndermiş olacağız. Bu işi hep beraber bitireceğiz. Burada siyasetin kararlılığı önemlidir. Burada milletin verdiği büyük destek, bugün de STK'larla yaptığımız toplantıda söz alan birkaç arkadaşımız bu konuyu dile getirdi ve desteklerini ifade etti. Toplumun büyük kesimlerinin verdiği destek çok önemlidir. Büyük bir beklenti ortaya çıkmıştır. Artık millet kan gözyaşı istemiyor. Değerli arkadaşlar bu komisyonun bir önemli özelliği de şuydu; Türkiye'de kim varsa, hangi siyasi fikir varsa, bu konuyla ilgili fikri olan kim varsa hepsini davet ettik. Herkes geldi açık yüreklilikle fikrini söyledi. Çözümün ne olabileceğini ifade etti. Kimse bir diğerini ötekileştirmeden, hakaret etmeden kemal edeple 21 toplantı, her toplantıda nereden baksanız 4-5 saat sürdü. Daha fazla süren de var. Neredeyse bir iki ufak mesele dışında böyle seslerini yükselterek birbirleriyle de insanlar münakaşa etmedi. Bu Türkiye demokrasisi bakımından büyük bir olgunluk işaretidir.”
‘DEVLET FELSEFEMİZDE NİZAM-I ALEM DAVASI VAR’
Devlet felsefelerinin 3 ayağından birinin Nizam-ı Alem davası olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:
“ ‘Ya İznik’i alırız, nasıl obayı ayakta tutarız’ falan bunun şeyi içerisinde değil. ‘Nasıl biz dünyada nizamı sağlarız? Adaleti, hakkaniyeti vesaire nasıl sağlarız?’ Çeçenistan'daki insanların haliyle ilgilenen biz değil miyiz? Arakan Müslümanlarıyla ilgilenen biz değil miyiz? Doğu Türkistan'la ilgilenen, Filistin halkıyla ilgilenen, dünyanın dört bir tarafındaki mazlum milletlerle ilgilenen biz değil miyiz? Sudan ile ilgilenen, Somali ile ilgilenen biz değil miyiz? Hiçbir zaman bizim devlet geleneğimiz bize ‘Bize ne Somali'den’ dedirtmez arkadaşlar. Çünkü Nizam-ı Alem davası Somali'de de nizamın kurulması için katkı sağlamayı gerekli görür. Bunun için mücadele ederiz. Bu çerçevede gelişen zamanın şartları önümüze çok büyük fırsatlar, çok büyük yeni imkanlar getirdiği kanaatindeyim. Risklerin olduğunu biliyoruz. Bu riskleri de ortadan kaldırmak için iç kalemizi tahkim edeceğiz. Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulanmasını temin edeceğiz. Hukuk devleti in üstünlüğü prensibini şüphesiz uygulayacağız. Velhasıl 86 milyon vatandaşımızdan bir tanesi bile ‘Bana haksızlık yapılıyor, ben bu hukuk sistemi içerisinde meramımı anlatamıyorum’ demeyeceği gerçekten tam manasıyla insanların eşit ve özgür yurttaşları olduğu Türkiye'yi hep beraber kuracağız.”
Toplantı daha sonra soru cevap şeklinde devam etti. (DHA)
Mehmet İNAN-Hüseyin SEZGİN/BURSA, (DHA)