Özgür Özel, Kahramanmaraş’ta depremde ölenlerin mezarlarını ziyaret etti (2)

Özgür Özel, Kahramanmaraş’ta depremde ölenlerin mezarlarını ziyaret etti (2)

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

TBMM GRUP TOPLANTISI’NI KAHRAMANMARAŞ’TA YAPTI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı toplantının ardından TBMM Grup Toplantısı’nın yapılacağı Mehmet Akif Ersoy Merkezi’ne geçti. Özel, grup konuşmasında ana muhalefet olarak denetim, eksiklikleri söyleme ve uyarma sorumlulukları olduğunu söyledi. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum nedeniyle iktidar olma sorumlulukları olduğunu, sorunlara hangi çözümleri ürettiklerini, iktidara geldiklerinde nasıl yöneteceklerini anlatıp çalıştıklarını kaydeden Özel, 6 Şubat depremleri üzerinden iktidara yüklendi.

‘VAR OLAN PARAYI DOĞRU YERE KULLANSA, BU EVLERİ YIKIP KENDİ YAPARDI, O GECE DE BİR KİŞİ BİLE ÖLMEZDİ’

Deprem olduğu zaman AK Parti’nin 21 yıldır iktidarda olduğunu ve bu sürenin ülkeyi depreme hazırlamak için yeterli bir zaman olduğunu ifade eden Özgür Özel, şunları söyledi:

“1999 depremi olmuştu. 3’üncü gün daha ‘Herkesin çadırı yok’ diye Tayyip Bey, Bülent Ecevit'e en ağır sözleri söylemiş. Bir hafta sonra ‘Efendim hala daha millete bir çorba, bir çeyrek ekmek veriyorsunuz. Nerede 3 öğün sıcak yemek? Nerede şunlar? Nerede bunlar’ dedikleri bir süreçte topluma ‘Biz olsak şöyle yaparız, biz olsak böyle yaparız. Onu eksik yaptılar, bunu eksik yaptılar’ diyerek rahmetli Ecevit’e ‘Ölünce mi bırakacaksın be adam? Yaşlısın işte hastasın. Bırak ben geleyim’ diyecek saygısız bir dil söylerken; kendi partisinin geçmişte siyaset yaptığı partinin kurucusu Erbakan Hoca'ya ‘Yaş 70 iş bitmiş’ deyip ‘Ona değil bana görev’ dediği bir sürede millet depremin acısı ve yaraları sarmak için uygulanan ekonomik programa tepkisiyle geldi, çağırdı, ‘Al yönet’ dedi. Toplumsal rıza tamdı depremle mücadele, depreme hazırlık için. Diğer taraftan kanuni hazırlık tam ve bitmişti. Hatırlayın, halen demiyor muyuz? 99’dan sonraki kanunla yapılan yapılar yıkılmıyor diyoruz. Deprem yönetmeliği, depremle ilgili kanunlar her şey hazırdı. 3, para lazım değil mi? Para ve kaynak da hazırdı. O günlerde 2 yıllığına diye başlayıp, bugüne kadar 26 yıldır Tayyip Erdoğan'ın sürdürdüğü, bugünkü adı ÖTV Özel Tüketim Vergisi, o günkü adı deprem vergisi. Kanunu çıkmıştı ve 2 yıl alınacaktı. O günden bugüne kadar önce 21 yıllık iktidarın 3 trilyon dolar vergi topladığını söyleyeyim, toplam vergi. Bu, 100 yıllık cumhuriyet tarihinde toplanan verginin toplamının 2 kat yakındır. Ama o günden bugüne sadece 41 milyar dolar deprem vergisi toplanmış. 65 milyar dolarlık özelleştirme yapmış. Önceden kendine kalanı satmış ve parayı cebine katmış. 26 milyar dolar da 8 kez çıkardığı imar affıyla, yani depreme dayanıksız binalar, kolonu kesilmiş, çatısı bilmem ne olmuş çıkardığı imar aflarıyla 26 milyar oradan para toplamış. Toplam 132 milyar dolar, iktidara geldiğinden bugüne sırf depremde harcasın diye para verilmiş cebine. Bu depremde yıkıldı ya evler, yapılıyor ya. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ‘Bedava verelim’ dedi, ‘Bedava olmaz’ dedi ya. Şimdi evleri yaptım diye övünüyor ya, toplam maliyeti kendileri açıkladı 40 milyar dolar. Depreme şu ana kadar harcanan toplam para 90 milyar dolar. Devraldığı Türkiye'den bugüne kadar toplanan deprem vergisi, özelleştirme ve aldığı imar affı paraları 132 milyar dolar. Para da gani gani. Yani şunu açık söyleyeyim. 6 Şubat gecesi biz depreme yakalandığımız sırada eğer gelirken millete verdiği sözü tutsa, kanunu uygulasa var olan parayı kullansa doğru yere. Bu evleri yine yapardı. Yıkıp kendi yapardı. O gece de bir kişi bile ölmezdi. O yüzden elbette deprem Allah'tan ama buna karşı hazırlanmak kulun görevi. Bu memleketin vatandaşları da görevi Erdoğan'a vermiş ve o gece biz depreme hazırlıksız yakalandıysak, bunu savunacak bir tane de mazeret vermemiş. Herkes bunu böyle bilecek, doğrusunu bileceğiz, doğrusunu konuşacağız.”

‘ORDU, 99 DEPREMİNDE 10 BİN 528 KİŞİYİ ENKAZDAN SAĞ ÇIKARIYOR, 6 ŞUBAT’TA 327 KİŞİYİ’

Depremi duyar duymaz CHP olarak tüm milletvekillerine mesaj çekerek ilk buldukları vasıta ile deprem bölgelerine gönderdiklerini belirten CHP Genel Başkanı Özgür Özel, depremin 3’üncü gününden sonra vatandaşların kendilerine “3 gün boyunca ordu neredeydi” diye sorduğunu söyledi. Özel, şöyle devam etti:

“3 gün boyunca şanlı şerefli Türk Ordusu, tüm eğitimi gencecik ve bu ülkeye adanmış yürekleriyle, bütün ekipmanlarıyla bir talimat bekledi, bir talimat. O talimat 3 gün gelmedi. Şimdi tarih önünde tarihi bir hesaplaşmayı ifade etmek durumundayım. 1999 depremi. Deprem olduktan birkaç saat sonra deniz birliğiyle ulaşan dönemin komutanı ‘Vaziyeti gördüm’ diyor, rahmetli Ecevit'e bir telefon açıyor. Rahmetli Ecevit derhal talimatı veriyor ve Türk Silahlı Kuvvetleri sabahın ilk ışıklarıyla. 37 helikopter, 12 general, 1392 subay, 33 bin 199 erbaş ve erle sahaya çıkıyorlar. İletişim kesilmiş, hangimizde cep telefonu var o zaman. Üç iridyum cep telefonu merkezi, 2 uydu yer terminaliyle iletişimi sağlıyorlar. 270 saat kesintisiz uçuşla binlerce yaralı bölgeden helikopterler ve uçaklar vasıtasıyla tahliye ediliyor ve sonuç. Rakam söyleyeceğiz, rakam konuşacağız. O deprem bizim 1999’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin enkaz altından 10 bin 528 vatandaşı enkazdan çıkarıp, hastaneye ulaştırıp yaşamda tuttuğu. Çıkarıp da ölenler bu rakamda değil. 10 bin 528 kişiyi Mehmetçik çıkarıyor ve yaşatıyor. Bu depremde 3 gün duran ordu, 3 gün sonra çıkıyor ya aynı kayıt. O da TSK'da kurtardığı kişinin adı, soyadı, TC’si hangi enkazdan çıkardın, hangi hastaneye teslim ettin? O gün 10 bin 528, bu depremde sayı 327 arkadaşlar, 327. Eğri oturacağız doğru konuşacağız. Hani var ya ‘Orduyu çıkaralım’ denince sarayda, danışman aklına uyup, ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geri sokmak zordur. Çıkarlarsa yönetime el koyarlar ve elinden alırlar’ korkusuyla, 3 gün, kimini Facebook'tan yazdınız, kiminiz enkaz başında bağırdınız, kiminiz gittiniz valinin yakasına yapıştınız ‘Ordu nerede? Ordu nerede?’ O ordu ilk gün çıkaydı, bir de karşılaştırma açısından söyleyelim. Bizim bugünkü depremde 53 bin 537 kişi öldü, 1999 depreminde 18 bin kişi öldü. 18 bin kişi ölmüş 10 bin kişi kurtarmışlar, 53 bin kişinin öldüğü yerde 300 kişi kurtarmışlar. Basit bir oranla, zamanla teknoloji daha artmıştır, iletişim artmıştır, aygıtlar güçlüdür hiç onları düşünmeyin bu 53 bin kişinin 33-35 bini Mehmetçik en kritik 24 saatte, takip eden 24 saatte, o 72 saatte kurtarabilecekken o Mehmetçiği bir vehimle, korkuyla içeride tutanlar bugün bu milletin yüzüne nasıl bakıyorlar, bende bunu unutamıyorum.”

‘O 39’UNCU ZİYARETİ YAPARKEN ÖZGÜR ÖZEL DE 57’NCİ ZİYARETİNİ TAMAMLIYOR OLACAK’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem kendisini hem milletvekillerini hem de CHP’li belediye başkanlarını bölgeye gitmemekle hatta deprem turisti olmakla itham ettiğini kaydeden Özel, “Sayın Erdoğan geçen gün belediye için söylemiş şimdi onu söyleyeceğim. Hem de benim için diyor ki ‘Sayın Özel sen neredeydin bugüne kadar deprem bölgesinde? Niye yoktun’ diyor. Dışarıdan duyan olsa hani bunu size değil de Arjantin’den birine söylese ‘Yazıklar olsun’ diyecek. Erdoğan ‘İki kere iki dört’ dese ben arkadaşlara kerrat cetvelini kontrol edin bir yanlışlık olmasın’ diyorum. Bakın ben kaç kere gitmişim, o kaç kere gitmiş. Grup başkan vekili ve grup başkanı olarak 26 kez, genel başkan olduktan sonra 23 kez, toplam 49 kez gitmişim. Dün 50’nci il ziyaretinde Osmaniye'deydim. 51’nci olarak Gaziantep'teydim, aha 52’nci deprem bölgesi ziyaretinde huzurunuzdayım. Hele hele grup başkan vekiliyken bir araba bir Mehmet amca, bizim şoför Mehmet Bey. Erdoğan'ın altında 13 tane uçak, devletin bütün helikopterleri, bütün imkanları ve bölgeye toplam 38 kez gelmiş. 39’uncu ziyaretini Osmaniye'ye yapacak 6 Şubat günü. Allah nasip ederse o 39’uncu ziyareti yaparken Özgür Özel de 57’nci ziyaretini tamamlıyor olacak. Bana soruyor ya neredesin? Vallahi Kahramanmaraş'tayım, depremin ve acının merkez üssündeyim. Sen neredesin? Erdoğan, Suudi Arabistan'da. Yani geçmişte ‘Eli kanlı katil’ dediği yeşil doların ucunu gösterince gidip kardeşine sarılmadığı gibi sarıldığı, Suudi Arabistan'da prensin yanına koşmuş. Sen prense yakınsın, ben Kahramanmaraş'ın güzel insanlarına. Sen prense misafirsin, ben Kahramanmaraş’ın bağrına geldim, onlara sarılmaya geldim” diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu hakkında bugüne kadar sayısız iftira atıldığını ifade eden Özgür Özel, şunları söyledi:

“Yetmedi şimdi bir uçak icat ettiler. ‘Uçağa o indi, bu bindi. O oldu, bu oldu’ diye insanların aile düzenlerini bozmak için, karıyla kocanın arasına nifak sokmak için yalan attılar. Bunun iki odağı var bir tanesi yandaş medya. Bir tanesi de eski FETÖ'cülerin oluşturduğu ekiplerle sosyal medyada haysiyet suikastleri yapanlar. Bunların başında eskiden FETÖ’cülerle uçarken bir grupla uçuyordu. Şimdi FETÖ'cüler güya yok başka bir grupla uçuyor. İki uçakta ortak bir adam var. Kim? Fettah Tamince. FETÖ'nün en aşağıdaki devlete girmek için KPSS'de FETÖ'nün dershanesine gitmiş adamı attılar. Efendim, ‘Sen de bir bağış yap birlikte kurban keseceğiz’ diye makbuz kestikleri adamı attılar. Dairenin sahibi, ‘Kirayı şu bankaya yatır’ dedi, Bank Asya çıktı adamı memuriyetten attılar. FETÖ’nün bütün ihalelerini toplayan, bütün işlerini yapan adamı başköşede oturtuyorlar. Geçen sene bu kişinin otelinde Antalya'da, bir çocuk turizm okuyor, otelde çalışırken oradaki bir çocuğun babası 14 yıldır bağırıyor Burak Oğraş için, ‘Oğlum görmemesi gereken bir şey gördü. Oğlumu tepeden boş havuza attılar.’ Adam buna inanıyor. Otel Rixos, Fettah Tamince’nin. O geceki nöbetçi savcıyı bulmuş babası. Getirdi bana, adam diyor ki ‘Olamaz. Bir çocuk oradan oraya atlayamaz. Ben tutanağı tutarken gördüm. Bunu birisi öldürmüş. Gitmişler oraya atmışlar’ diyor ama o dönem FETÖ'nün başsavcısı, bilmem nesi kovuşturmaya gerek yoktur falan bu adam 14 yıldır bağırıyor ‘Görmeyeceği bir şeyi gördü’ diye. Şimdi Epstein belgeleri çıktı. Oradan bu trol ordularına, bizim arkadaşlarımıza haysiyet suikasti yaptıran, Erdoğan da diyor ya, ‘milletin parasıyla, falan’ bir şey, kastediyor, bir yalanı kastediyor. Bu kişinin oteline o Epstein’in geldikleri, oradan 18 yaşından küçük kızları eğittikleri, oradan yurtdışına götürdükleri getirdikleri, bu adamın onlarla içli dışlı olduğu ortaya çıkıyor. Bak dur daha Allah nasıl bunları tarih önünde mahcup edecek. Uçak yalanını oturmuş sabah akşam attılar ya uçağın sahibi AK Parti’li çıktı. Kiralayan AK Parti’li çıktı. ‘Hayatta reisten sapmayız. Ekrem'e selam vermeyiz. Ona uçak muçak kiralamadık’ dedi. Uçakta gezen AK Parti’li iş ortağı AK Parti'nin bir önceki İstanbul il başkanı çıktı. O uçakla bizim alakamızın olmadığı çıktı. Bunu sabah akşam konuşan TGRT'nin sahibinin Epstein belgelerinde adı çıktı. Hadi bakalım. Ey Mücahit Ören. Şimdi Epstein bir çıkar grubu. Her ülkede belli adamları var, para, pul, ilişki, ayrıca rezaletin bini bin para. Pedofili, taciz bilmem ne falan. Mücahit Ören diyor ki ‘Evet ben ona mail attım ama o manada atmadım’ diyor. ‘Beni içinize alın. Ben de sizin arkanızda olayım. Türkiye ayağınız olayım’ diyor bu Epstein’in has adamına. Bak, bak, bak attığı şeye bak. ‘Yanlış anlamayın. Başka yere çekmeyin’ diyor. Ne yazmış? ‘Daha terbiyesiz olmak için senden çok şey öğrenmeliyim’ yazmış Mücahit Ören. Şimdi yaz boyunca olmayan uçağı bizim yapan, bize kiralayan, içinde kızlarla bilmem ne oldu haberlerini yaptıran, yaptıran, yaptırtan, iftira attıran kul hakkına giren şimdi Epstein belgesine girmiş paralıyor kendini. ‘Yaptım ama o manada yazmadım. O uçağa binmedim.’ Ona da baktırıyorum. ‘Ama Türkiye'den giden küçük çocuklarla alakam yok. Ben onlarla ticari ilişki kurmak istedim.’ Herkes layığını bulur layığını. Layığını bulacaksın iftiracı layığını bulacaksın.”

Ömer KOÇ/ KAHRAMANMARAŞ, (DHA)-