İstanbul- Özgür Özel, 'Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nda konuştu

İstanbul- Özgür Özel, 'Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nda konuştu

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

Esra GÜNTEPE- Ataberk KURT / İSTANBUL, (DHA)- 'Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor. Bizim de beklentimiz ve amacımız tam olarak budur: Çoklu krizleri, çoklu kimliklerimizle yan yana durarak aşabilmeyi başarmak" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen 'Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'na katıldı. Konferansa Özel'in yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Dilek Kaya İmamoğlu ve partililer katıldı.

'AMACIMIZ ÇOKLU KRİZLERİ, ÇOKLU KİMLİKLERİMİZLE YAN YANA DURARAK AŞABİLMEYİ BAŞARMAK'

Programda konuşma yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor. Bizim de beklentimiz ve amacımız tam olarak budur: Çoklu krizleri, çoklu kimliklerimizle yan yana durarak aşabilmeyi başarmak. Türkiye için özgür, adil, huzurlu bir gelecek hayalinde ortaklaşmaktır. Türkiye iç barışını ve huzurunu sağlamak zorundadır. Bu hedefe toplumu ayrıştıran, düşmanlaştıran, kutuplaştıran politikalarla ulaşmak mümkün değildir. Otoriterleşmiş, çıkar odaklı bir eksene kaymış, rayından çıkmış, bozulmuş bir siyasi kültürün ürettiği tahribatı gerçek bir demokratik siyasetle onarma iradesini herkes taşımalıdır. Biri olmadan diğeri hiçbir zaman tam olmayacaktır. Bu yüzden biz bu sürece 'Terörsüz ve Demokratik Türkiye Süreci' dedik ve bunun için gayret göstermeye devam ediyoruz. Aynı sorumluluk anlayışıyla söylüyorum ki; Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı sürece ilişkin ikircikli tutumundan, rakiplerine karşı başlattığı yargı savaşından ve sivil siyasete yönelik vesayet anlayışından vazgeçmelidir. İktidar olmayı önce yurttaşın kalbine korku ve endişe salıp, sonra da o korku ve endişeyi yönetmek olarak gören bu anlayışla sorunların çözülmeyeceği açıktır, bunu herkes görmelidir" ifadelerini kullandı.

'BU SORUŞTURMALAR TÜRKİYE'NİN BARIŞINA KARŞI AÇIK BİR DARBEDİR'

Özgür Özel, "Anayasa Mahkemesi kararları yerel mahkemeler tarafından yok sayılmaktadır. İşte milletimiz barış isterken bu sürecin başarıya ulaşacağına olan güvenin düşük kalmasının da yegâne sebebi budur. Sürece yapılan büyük sabotaj işte 19 Mart darbesidir. Milletimiz, seçtiğim belediye başkanı tutuklanıyorsa, irademe kayyum atanıyorsa ben neye güveneceğim diye sormaktadır. Bu da en doğal hakkıdır. 30 yıl önce alınmış diplomaların bile iptal edildiği bir kriz ortamı milletimizi ağır bir güvensizlik duygusuna sokar. Bu çoklu krizleri aşmanın çaresi topyekûn mücadeledir. Bugün belediye başkanlarımız ve belediye meclis üyelerimiz 'kent uzlaşısı' dosyaları kapsamında yargılanmaktadırlar. İstanbul'da iki belediyemize bu soruşturmalardan dolayı kayyum atanmıştır. Toplamda DEM Parti'nin 10 belediyesinde ve toplamda Türkiye'de 13 belediyede kayyum vardır. Ve bu soruşturmalarda Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tarif edilmektedir. Kent uzlaşısı denilen olgu, bir seçim iş birliğidir. Türkiye ittifakı kapsamında beldelerde, ilçelerde, illerde demokratların yaptığı iş birliğinden ibarettir. Suç sayılan budur. Esenyurt'un seçilmiş belediye başkanı olan, belediyesi bir kayyum tarafından yönetilen Ahmet Özer, daha geçtiğimiz hafta PKK terör örgütü üyesi denilerek 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Mehmet Ali Çalışkan, Ebru Özdemir ve ev hapsindeki Mahir Polat sadece bu suçlamadan 10 aydır tutuklu bulunmaktadırlar. Şişli'nin seçilmiş belediye başkanı olan Resul Emrah Şahan bu soruşturmadan da tutukludur ve yerine kayyum atanmıştır. Ekrem İmamoğlu bu soruşturmadan da yargılanmaktadır. Kürtlerin belediye meclislerinde temsil edilmesini terör suçu sayan bir anlayışla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak isterim. Bu soruşturmalar Türkiye'nin barışına karşı açık bir darbedir, açık bir tutum almaktır. Ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli dahi bu soruşturmalara açık tepki gösterirken bu inatlaşmayı herkes iyi okumalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, 19 Mart darbesine, tarihe utanç olarak geçecek kent uzlaşısı soruşturmalarına rağmen barışın yanındadır. Çünkü biliyoruz ki ya birlikte güçleneceğiz ya da hukukun olmadığı bir zeminde iktidarın takdir ettiği siyasi vasatta yaşamayı kabul edeceğiz" şeklinde konuştu.

'BU ÜLKENİN SORUNLARINI İNKAR EDEREK DEĞİL, YÜZLEŞEREK ÇÖZECEĞİZ'

Özel, "Emperyalist devletler tarih boyunca olduğu gibi bu toprakların çıkarlarını değil kendi menfaatlerini düşünüyorlar. Bizim yolumuz Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Şiilerin, Alevilerin, Dürzilerin birlikte kazanacağı bir mücadeleyi vermek olmalıdır. Suriye'deki Türkmenler, Kürtler, Araplar; hepsi bizim akrabamızdır, kardeşimizdir. Bu kapsamda Kürtleri hedef alan, onurlarını zedeleyen ve 'Kürt eşittir terörist' algısını yeniden üretmeye çalışan eski, yıkıcı, dışlayıcı söylemleri açıkça reddediyoruz. Türkiye'deki Kürtleri de Suriye'deki akrabalarını da inciten hiçbir politikaya boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı da Suriye'de çatışmanın tarafı değil, barışın ve uzlaşının güvencesi olmak zorundadır. Suriye'nin huzuru ve refahı Türkiye'ye de kazandıracaktır. Bu kez kazanan emperyalist devletler değil, bu toprakların evlatları, bu toprakların insanları olmalıdır. Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansımız da bu kararlılığın somut göstergelerinden biri olarak yeni bir başlangıçtır. Bugün kurucu siyasetin yeniden ayağa kalktığı bir eşikteyiz. Bu ülkenin sorunlarını inkar ederek değil, yüzleşerek çözeceğiz" dedi.