İshakoğlu: Ruha Grup olarak rotamızı 'Yeni BRICS' coğrafyasına çeviriyoruz

Haber Giriş Tarihi: 22.05.2026 14:48
Haber Güncellenme Tarihi: 22.05.2026 14:48

İSTANBUL, (DHA)- RUHA Elektrik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil İshakoğlu, Ruha Grup'un Mısır, Etiyopya, BAE ve Endonezya'nın katılımıyla genişleyen BRICS'in açtığı yeni ekonomik döngüyü değerlendirmek üzere rotasını Afrika kıtasına çevirdiğini açıkladı. Şirket tarafından yapılan açıklamada, “Enerji altyapısı, elektrik taahhüt ve yenilenebilir enerji alanlarındaki 22 yıllık tecrübemizi Nijerya, Mısır ve Güney Afrika başta olmak üzere kıtanın gelişen pazarlarına taşımayı hedefliyoruz. Afrika'da sadece ticaret yapmak değil, kalıcı yatırımlar ve ortaklıklar geliştirmek istiyoruz" denildi.

Ruha Grup stratejik rotasını 'Yeni BRICS' coğrafyasına ve Afrika kıtasına çevirdiğini duyurdu. Mısır, Etiyopya, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya'nın katılımıyla genişleyen BRICS bloğunun yarattığı ekonomik dönüşümü değerlendirmek isteyen grup, özellikle enerji altyapısı, elektrik taahhüt ve yenilenebilir enerji alanlarındaki tecrübesini kıtaya taşımayı amaçlıyor. Ruha Elektrik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil İshakoğlu, "Üretim denklemini oluşturan üç değişken yani sermaye, emek verimliliği ve doğal kaynaklar bugün Afrika'nın pozitif ayrışmasını işaret ediyor. Biz de Ruha Grup olarak bu potansiyeli yerinde değerlendirmek istiyoruz" dedi.

'BATI MERKEZLİ HEGEMONYANIN KARŞISINDA YENİ BİR DENGE'

Küresel ekonomideki yapısal dönüşüme değinen İshakoğlu, "Batı merkezli ekonomik hegemonyanın karşısında, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın başını çektiği BRICS, her gün etkinliğini arttırıyor. Başlangıçta küresel ekonomi ve siyasal hayatta denge unsuru olmayı hedefleyen birlik, aldığı genişleme kararıyla artık çok daha özgüvenli. Mısır, Etiyopya, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya'nın katılımıyla blok, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 45'ini, küresel GSYİH'nin ise satın alma gücü paritesine göre yüzde 35'ini temsil eder hale geldi. Küresel ekonominin yeni potansiyel lideri olabilecek bu yapı, ilk zamanlarındaki ortak ekonomik büyüme paydası üzerinde şekillenmeye devam ediyor" diye konuştu.

'GENÇ NÜFUS, GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE 20 YILDIR EKONOMİK GETİRİ SUNDU'

İshakoğlu açıklamalara şöyle devam etti:

"Gelişmekte olan ülkelerin son 20 yılda sergilediği performansın arkasında yer alan ortak payda, genç ve dinamik nüfus yapıları idi. Bu ülkeler uzun bir süre bu genç nüfusun sefasını sürdü. Küreselleşme ve sermayenin globalleşmesi ile bu ülkeler kendi imalat sanayilerini bu genç işgücü ile birleştirip, inanılmaz büyüme rakamlarına ulaştılar. Bu yaratılan ekonomik çıktıya rağmen, sosyal güvenlik ve sağlık sistemi üzerinde ek maliyetler oluşmadı. Bu genç nesil 20 yıl boyunca bu ülkelere inanılmaz bir ekonomik getiri sundu."

'EKONOMİK MUCİZE DÖNEMİ YÖN DEĞİŞTİRİYOR'

Söz konusu mucizenin coğrafi olarak yer değiştirmeye başladığını belirten İshakoğlu, "Bu mucize dönemi Asya ve Doğu Avrupa'da nüfusun yaşlanmasıyla birlikte yön değiştirmeye başlıyor. 'Ucuz işgücü' ve 'dinamik talep' avantajı, sermayeyi farklı coğrafyalara bakmaya itiyor. Sermayeyi elinde tutmaya devam eden Batı, verimlilikte hala Asya'yı ön planda bulsa da emek ve doğal kaynaklar denklemi artık Afrika kıtasını işaret ediyor. Çin'in nüfusu 1,4 milyar seviyesinden kalıcı düşüşe geçti, Hindistan'ın bile demografik avantajı 2050'lere doğru azalacak. Asya'nın boşalttığı 'üretim açığı' bir yerden kapatılacak; en güçlü aday Afrika" diye konuştu.

'ÜRETİM DENKLEMİNDE ÜÇ DEĞİŞKEN VAR: SERMAYE, EMEK VERİMLİLİĞİ VE DOĞAL KAYNAKLAR'

Afrika'nın yükselişini ekonomik teori çerçevesinde açıklayan İshakoğlu, şunları söyledi:

"Üretim dediğimizde denklemde 3 tane değişken var. Sermaye, emeğin verimliliği ve doğal kaynaklar... Demografik avantajı hâlâ elinde tutabilen ve doğal kaynaklar açısından verimli olan ülkeler pozitif ayrışmaya devam edecek. Politik ortamlarında denge yakalamaları halinde başta Mısır, Güney Afrika ve Nijerya olmak üzere Afrika ülkelerinin dünyada ekonomik büyüme anlamında ilk sıralarda olacağını düşünüyorum. Bu ülkeler genç nüfusları ve enerji potansiyelleri ile yaşlanan dünyanın üretim açığını kapatmaya en büyük adayları arasında."

'AFRİKA 2050'DE NÜFUSUNU İKİYE KATLAYACAK; 600 MİLYONDAN FAZLA İNSAN HÂLÂ ELEKTRİKSİZ'

Afrika'nın enerji altyapısındaki büyüklük ve fırsata ilişkin somut rakamları paylaşan İshakoğlu, "Bugün 1,5 milyar olan Afrika nüfusunun 2050'de iki katına çıkması, 2100'de ise dünyadaki her üç kişiden birinin bu kıtadan olması bekleniyor. Ancak Afrika'da bugün hâlâ 600 milyondan fazla insan elektrik şebekesine erişimden mahrum. Kişi başına enerji tüketimi küresel ortalamanın yalnızca üçte biri seviyesinde. Afrika Kalkınma Bankası verilerine göre kıtanın 2030'a kadar 400 milyar dolarlık ek enerji yatırımına ihtiyacı var. Sadece Nijerya'nın kurulu elektrik kapasitesi yaklaşık 14.000 megavat seviyesinde; bu, 220 milyonu aşan nüfus için Türkiye'nin yaklaşık 110.000 megavatlık kurulu gücüyle kıyaslandığında inanılmaz düşük bir rakam. İşte Ruha Grup'un odaklandığı tablo bu" dedi.

'NİJERYA, MISIR VE GÜNEY AFRİKA'YA ÖNCELİKLİ ODAK'

Ruha Grup'un kıta stratejisinde öne çıkan ülkeleri açıklayan İshakoğlu, "Üç ülke önceliğimizde: Birincisi Nijerya. 220 milyon nüfus, yıllık yüzde 2,7 nüfus artışı, 2050'de 400 milyonu aşacak demografi, Afrika'nın en büyük ekonomisi olan 500 milyar dolarlık GSYİH ve dünyanın 8'inci petrol, 9'uncu doğalgaz rezervi. Buna rağmen şehirleşmenin hızla büyüdüğü Lagos başta olmak üzere yoğun bir elektrik altyapısı yatırımı talebi var. İkincisi Mısır. 110 milyon nüfuslu ülke, son yıllarda yeni başkent inşası, Süveyş Ekonomik Bölgesi ve sanayi yatırımlarıyla bir atılım yaşıyor; BRICS üyeliğiyle birlikte sermaye akışı hızlanıyor. Üçüncüsü Güney Afrika. Madencilik elektrifikasyonu, kıtanın en büyük şebeke modernizasyonu ihtiyacı ve sanayinin güneş-rüzgar dönüşümü, ciddi bir transformatör ve şalt cihazı talebi yaratıyor" diye konuştu.

'TÜRK ŞİRKETLERİ KITADA 12 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM YAPMIŞ DURUMDA'

Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerindeki ivmeye değinen İshakoğlu, "Türkiye'nin Afrika ile son 20 yıldaki yolculuğu ilham verici. Müteahhitlik firmalarımız kıtada 2 binin üzerinde proje tamamladı. Türk şirketlerinin kıtadaki doğrudan yatırımları 12 milyar dolara ulaştı ve 100 binden fazla Afrikalı'ya istihdam sağladı. Türkiye-Afrika ticaret hacmi son 20 yılda yedi kat artarak 40 milyar dolara çıktı. Türkiye'nin diplomatik temsilcilik ağı, doğrudan uçuş bağlantıları, Maarif Vakfı'nın eğitim altyapısı ve THY'nin kıtaya verdiği erişim, biz girişimciler için saha hazır hâle geldi. Ruha Grup olarak bu zemin üzerinde, enerji altyapısı odaklı kalıcı yatırımlarla pozisyon almak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

'KISA DÖNEMLİ TİCARET DEĞİL, KALICI ORTAKLIK'

Ruha Grup'un Afrika açılımındaki yatırım felsefesini özetleyen İshakoğlu son olarak şunları söyledi:

"Dünya ekonomisinin büyüme motoru Afrika'ya kayarken, biz de Ruha Grup olarak bu potansiyeli yerinde değerlendirmek istiyoruz. Afrika'da sadece ticaret yapmak değil; kalıcı yatırımlar, ortaklıklar ve projeler geliştirerek, bu ülkelerin kalkınma hamlesinin bir parçası olmayı hedefliyoruz. Yerel iş ortaklarıyla yapılacak güçlü iş birlikleri, kıtada uzun ömürlü bir varlık göstermek için olmazsa olmaz. HD Hyundai Electric'in dünya genelinde 70'ten fazla ülkedeki tecrübesi, Türkiye'de 22 yıldır biriktirdiğimiz operasyonel disiplin ve Ruha Ventures fonumuzun açtığı teknoloji penceresi. Bu üç gücü bir araya getirerek Afrika'daki konumumuzu inşa edeceğiz. 2026 yılı içinde Nijerya, Mısır ve Güney Afrika'da iş ortağı görüşmelerimizi tamamlamayı, 2027'de ilk somut proje açıklamalarını yapmayı planlıyoruz."